Diary of the Death

Kategori:
Sinema ve Dizi
Tarih: 20 Temmuz 2008

Diary of the Death35 mm`lik kamerayı bir kenara bırakıp zombi filmleri çekmeye dijital kamera ile devam etmeye karar vermiş bir yönetmenin, George A. Romero’nun bir filmi ile karşı karşıyayız. Dijital kamera dediğime bakmayın, filmde kullanılan 2 kamerada aslında bir öğrenci için fazla profesyonel ve ağır. Ağır kelimesine özellikle vurgu yapıyorum çünkü çekim yapmak her ne kadar tutku bile olsa zombilerden kaçarken elinizde o kameralardan birini tutmak istemezsiniz… Bu noktada yönetmeni biraz garipsemedim dersem yalan söylemiş olurum.

İsminden etkilenipte hemen korku filmi zannetmeyin, zira korku türünde gösterilmiş ancak korku olmayan Cloverfield gibi bu filmde aslında korku filmi değil. Bir grup üniversite öğrencisinin 2 dijital kamera ile dünyayı kuşatan zombilere karşı verdikleri yaşama mücadelesini kendi gözlerinden izliyoruz. Film 2 güne sığdırılmış bir hikayeyi ele alıyor. Ormanda kurgusal bir mumya filmi çekmeye çalışan öğrenciler birden zombilerin şehri kuşattığını öğreniyor ve kaçmaya başlıyorlar. İçlerinden bir tanesi yaşadıklarını kameraya çekmeye ve insanlara bunu tüm çıplaklığıyla göstermeye yemin etmişçesine elinden kamerayı bırakmıyor. Derken diğer öğrencilerde ona ayak uyduruyorlar.

Aslında yönetmen, günümüz teknolojisine ve özellikle medyaya çok taş atmış denilebilir. Medyanın gerçeği yansıtmayan haberler yaptığı fikri üzerinde fazlasıyla durmuş, zaten öğrencilerimizde bu yalan haberler nedeniyle kendi çekimlerini bir laptopta kurgulayarak internete yüklüyorlar ve tüm dünyaya gerçek ve montajsız haber izletiyorlar. Bunu yaparken ailelerinden, sevgiklerinden, sevgililerinden ve hatta ölümün eşiğindeyken kendi canlarından bile ödün vermekten geri kalmıyorlar.

Bu filmde tıpkı Cloverfield`da olduğu gibi yaşanan olayların hemen hemen tamamını göstermekte başarılı olmuş. Blair Cadısı ve Cloverfield gibi filmlerin insanlarda daha gerçekçi bir tad bıraktığı da aşikar. Aslına bakılırsa artık zombilerden bıktım ama bu şekilde değişik yapımları izlemekte hep hoşuma gitmiştir. Sizlerinde izlemenizi tavsiye ederim.

10 üzerinden 7 ile bu haftaki üçüncü 7 puanımı veriyorum.

İyi seyirler…


0 Yorum var »

İlk yorumu sen yap.

Yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme Bağlantısı

Yorum Yap