Gözlük Kullanmak

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 8 Mayıs 2008

3 Yorum var

Göz doktoruna gidip acı gerçekle yüzleştiğimden beri gözlük takıyorum. 1.25 miyop olduğumu bile öğrendiğimin 3. dakikasında kabul etmeme rağmen neredeyse 2 aydır şu aleti kullanmayı öğrenemedim!

Gidip seçmesi, alması ve arkasından takıp dünyayı net görmesi güzel bir ÅŸey. Ben gözlüğü kullanmaya baÅŸlayana kadar net gördüğümü zannederdim ama gerçek öyle deÄŸilmiÅŸ bunu sonradan anladım. (Yazının devamını oku…)


PTT ve Paket Göndermek

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 24 Nisan 2008

6 Yorum var

PTTYaklaşık 1 haftadır PTT ile uÄŸraşıyorum. En başından yazacağım…BeklediÄŸim 1 paket var ve bunun için oturduÄŸum yer Levent PTT’ye baÄŸlı olduÄŸundan oraya gittim. Derdimi kapıda bulunan güvenliÄŸe anlattıktan sonra en son giÅŸeye yönlendirildim. GiÅŸedeki görevliye derdimi anlattıktan sonra aldığım yanıt “içeriye geç oraya sor” oldu. Neyse geçtim içeriye içeride oturan bey ile diyaloÄŸum;

- Merhaba bir paket bekliyorum şurada ki bey beni size gönderdi.
- Paket bekliyorsunuz demek, ne güzel.
- …. (Bende duygularımı sizinle paylaÅŸmaya geldim zaten) Neyse ben size barkod numarasını vereyim bi bakabilir misiniz?
- Onu 3. kata soracaksınız.
- Peki teÅŸekkürler… (Yazının devamını oku…)


6 Derece Dünyayı Değiştirebilir

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 24 Nisan 2008

4 Yorum var

Think AgainAslında bu başlık, National Geographic tarafından hazırlanmış bir programın tanıtım filminden geliyor.

National Geographic bana göre zaten hep çok güzel fotoğrafların olduğu, çok önemli ve özel yapımların yayınlandığı ciddi bir kanal ve dergi. Sürekli izlediğim 2 kanaldan birisi ve mümkün olduğunca dergisini de takip etmeye çalışırım.

Bu yazıdaki baÅŸlığın amacı ise 6 derecenin dünyayı nasıl deÄŸiÅŸtirebileceÄŸi… (Yazının devamını oku…)


Günlük Tutma İhtiyacı

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 17 Nisan 2008

0 Yorum var

Günlük“Yazmak İstedim” mi acaba gerçekten, bilmiyorum…Henüz kendi beynimde içinden çıkmadığım bir döngünün tam ortasında bir “neden” ararken buldum kendimi bir kaç gün önce…

Her ÅŸey bundan 3 hafta kadar önce baÅŸladı aslında. O kitabı elime ilk aldığımda. İlk cümlesini okuduÄŸumda… Sanıyorum ki okudÄŸum ve anladığım tek cümlesiydi. Gerisi yalandı.

“Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediÄŸim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan baÅŸka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana, bunu da yaptınız.”
(Yazının devamını oku…)


Minibüs

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 17 Nisan 2008

0 Yorum var

MinibüsGenel olarak minibüs, İstanbul`luların toplu taşıma araçlarından bir tanesi olup ilginç diyalogları ve yıllanmış hikayeleriyle ün salmıştır ülkemiz genelinde. Bazen tek alternatifimiz bazense görmeye bile dayanamadığımız bu araç büyüyünce otobüs olmayı hedefleyen -Türk Dil Kurumu kızacak ama- otturgaçlı-göttürgeçtir.Minibüslerin ilginç yazıları vardır hem içlerinde hem dışlarında bunlara örnek olarak;

- Senin duanla yaşamadım ki bedduanla öleyim
- Tek rakibim Türk Hava Yolları

gösterilebilir. Bunların kamyoncu yazısı olduÄŸunu düşündüğünüzü hisseder gibi oldum. Öyledirler zaten. Ama yukarıda da yazdığım gibi büyüyünce otobüs olmayı hedefleyen bu araç aslında kiÅŸilik bozukluÄŸu yaÅŸamaktadır. Bu nedenle kamyonda olabilir. Şöförleri de ya otobüs şöförü ya da kamyon şöförü tabi ki… (Yazının devamını oku…)


500T

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 17 Nisan 2008

1 Yorum var

%00TAçıklama: Tuzla - Cevizlibağ arası Özel Halk Otobüsü

Bu yazıyı okuyupta hala binmemiş olanlar varsa sanırım binmek için yollarını bile değiştirebilirler. Her ne kadar sevmesemde bu otobüsü efsaneleri dillere destandır. Başıbüyük* semtinin ki kadar efsane olamamıştır ancak yakında yolcularının her türlü eşyayı içinde taşımalarından dolayı yakın bir zamanda olması beklenmektedir.

*Başıbüyük, İstanbul Kayışdağı semtinin arkasında kalmaktadır. Minibüsçü esprileriyle ün salmıştır. Örnek olarak;

- pardon başıbüyük mü?
- evet abla
- ne zaman kalkar?
- sen otur hemen kalkar.

(Yazının devamını oku…)


Geçmiş Gündem 2

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 17 Nisan 2008

0 Yorum var

TrafikKadir TopbaÅŸ açıklama yaptı ama çok az ilgilenildi bu haberle ben bu konu üzerine biraz gitmeyi düşünüyorum… Köprüler ücretsiz olacak konuÅŸmaları devam etsin ÅŸimdi de açıklamaya göre İstanbul 5 ayrı bölgeye ayrılıp trafiÄŸin yoÄŸun olduÄŸu saatlerde o bölgeler arasında geçiÅŸ yapmak ücretli olacakmış. İstanbul haritasına baktım 5`e bölünse diye düşündüm, trafiÄŸin en yoÄŸun olduÄŸu saatlere ve bölgelerede baktım iÅŸin içinden çıkamadım. Ben daha çok bölgelere giriÅŸin ücretli olmasına takıldım gerçi. Düşünsenize BeÅŸiktaÅŸ bölgesine giriÅŸ ücretli ve ben okulumdan çıkıp trafiÄŸin yoÄŸun olduÄŸu bir saatte evime gidiyorum. BeÅŸiktaÅŸ bölgesinde giÅŸe var, ücretimi ödeyip evime girmeye hak kazanıyorum.

Amaç toplu taşıma konusunda insanları bilinçlendirmekmiÅŸ. Sebeb güzel ama ben SanalCafe yönetiminde bulunduÄŸum süre içinde bir çok yasak gördüm forumlarda uygulanan, site içinde uygulanan. Hiç bir iÅŸe yaramadığını gördüm çünkü o yasağı delmeye çalışıyor insanlar… (Yazının devamını oku…)


Geçmiş Gündem

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 16 Nisan 2008

0 Yorum var

TürbanSoÄŸuk bir İstanbul gecesinden, ülkemizin ve dünyamızın herhangi bir yerinde ki okuyucularıma duygularımı paylaÅŸmak adına yazılmış bir yazı bu… Daha ilk cümlemden belli aslında belki de buz gibi bir hava estireceÄŸi okuyanların etrafında… Karla, kışla, soÄŸukla ilgisi yok üstelik yazacaklarımın, gündemimizle ilgisi var…Çok deÄŸil daha 2 ay önce sokakları doldurduk cumhuriyet mitingleriyle… PKK için yok edeceÄŸiz dedik. Ülkemizi bölemez dedik. Dedik ama ben kendi içimde sorguladım bu mitingleri… Düşünce suçu deÄŸildir umarım ama düşünmek insan olmamın bir sonucu deÄŸil mi? Aynı ÅŸekilde en doÄŸal hakkım deÄŸil mi? Bilmiyorum belki de deÄŸil…

Bugün türban aÅŸağı, türban yukarı diye unuttuk PKK`yı yeni mitingler düzenlemeye kalkıyoruz. Sanki 2 ay önce yaptığımız mitinglerin arkasından PKK çok korktu, hepsi tek tek intihar etti bunların eline düşmeyelim bizi parçalarlar diye. Unuttuk gitti… (Yazının devamını oku…)


Geçmiş Zaman

Kategori:
Yazıyorum
Tarih: 16 Nisan 2008

1 Yorum var

10 sene geriye gidip baktığımda internete çok ÅŸey vardı güzel olan, az ÅŸey vardı kötü olan. Ben böyle görüyordum…

DoÄŸru düzgün gezilecek pek bir site yoktu, aslında vardı da çok ilgi çekici deÄŸildi benim için, o zamanlar aslında yapmak istediÄŸim ÅŸeylerden en önemlisi sadece vakit geçirmekti… İnternete baÄŸlandığım zaman sanki yepyeni bir dünyaya baÄŸlanıyordum, oturup hiç dakika saymazdım ama annem hep gelir artık rahat bırak ÅŸu telefonu derdi… Kablonet`in ilk çıktığı zamanları hatırlıyorum ne kadar ilginçti… Web sitesi üzerinden “telefon hattınızı meÅŸgul etmeden 24 saat baÄŸlı kalabilir, internet sitelerine girebilir ve internete dosya yükleyebilirsiniz” yazan bir reklamı vardı. Ne kadar uzak deÄŸil mi bu cümle ÅŸimdi? Ne kadar saçma duruyor bakınca tekrar… Nerelerden nerelere… ICQ vardı deÄŸil mi birde? Efsane yaa.. 6 haneli numaralar falan… 5 miydi yoksa?

Hatırlıyorum da SuperOnline, Turk.Net tam çıkış zamanlarıydı ÅŸimdiye oranla inanılmaz düşük kapasiteleri olan ama popüler yerlerdi.  (Yazının devamını oku…)